|
II.
DÖNEM NEYZENLER ( 19.YÜZYIL )
Yaptığımız
araştırmalar sonucunda yaklaşık en az 63
kadar neyzenimiz, en az 1198 beste ile Türk
mûsikîsi beste sahasında ve icrâsında
önemli bir yer kaplamaktadırlar ki bunlar,
18 mevlevî âyîninin de içinde olduğu
yaklaşık 136 dînî mûsikî eseri, 722 sözlü
klâsik mûsikî eseri, 340 sazeseridir. Bu
eserlerin çoğunun notası elimizdedir.
Bu
yüzyıl, Türk mûsikîsinin gerek beste
gerek icrâ alanında altın dönemidir. Buhûrîzâde
Mustafa Itrî, İsmail Dede Efendi'yi yetiştiren
mevlevîhaneler , bu dönemde de, diğer kültür
ve sanat konuları ile beraber, mûsikî
sahasında âdetâ bir konservatuar görevi
görmüş, zamanın üstadları, mevlevî
olsun veya olmasın bu dergâhlara gelmişler,
buralarda yetişmişler, öğrencilerini
yetiştirmişlerdir.
Bu
dönemdeki neyzenler arasında, Neyzenbaşı
Derviş Ömer ve oğlu Filibe Mevlevihânesi
şeyhi Neyzen Hasan, Çallı Derviş
Mehmed'in öğrencisi Derviş Mehmed Emin
(v.1812)' i sayabiliriz.
Abdülbâkî
Nâsır Dede (v.1821): Kutb-ı Nâyî Osman
Dede 'nin torunu, yâni Abdülbaki Sırrı
Dede'nin kızı Saîde Hanım'ın oğlu
olup, Hammâmîzâde İsmâil Dede'nin de
ney hocasıdır. Nazariyat çalışmaları Türk
mûsikîsi ilmi için çok önemlidir.
Bestekârlığı ve neyzenliğinin yanı sıra
şâirdir;
Ney
değil neyzen değildir nâyı nâlân söyliyen
Aşktır mollâ-yı rûmun nâmı nâlân
eyleyen / Abdülbaki Nasır Dede
Mehmed
Nûri Efendi (v.1822): Neyzen ve
giriftzendir.
İsmâil
Dede Efendi (v.1846): Türk mûsikîsinin büyük
bestekârı, mükemmel bir mevlevî dervîşi
, III.Selim, IV. Mustafa, II. Mahmud ve I.
Abdülmecid gibi birbiri ardı sıra gelen
Osmanlı padişahlarının gözbebeği olan
bestekârımız, III.Selim'in katlinden
sonra çok üzülmüş, sarayı terk etmiş
ve biricik yuvası olan Yenikapı Mevlevîhânesi'nde
Abdülbâkî Nâsır Dede'den ney öğrenmiştir.
Neyzen
Said Dede (v.1853 ): Zamanının en usta
neyzeni olan Şeyh Said Dede'nin yaptığı
büyük hizmetlerden biri de oğlu Neyzen
Yusuf Paşa, kardeşi Neyzen Sâlih Dede ve
Neyzen Sâlim Bey'i yetiştirmesidir. Şevkefzâ
Saz Semâisi günümüzde çok icrâ
edilmektedir.
Kazasker
Mustafa İzzet Efendi (v.1876 ): Kendi
kendine ney öğrendiği sanılan Mustafa İzzet
Efendi, Kömürcüzâde Hafız Efendi ve Şâkir
Ağa'dan mûsikî öğrendi. Sesinin güzelliği
ve hat sanatındaki yeteneği dillere destân
olan üstad," Reisü'l-hattâtîn
" ünvânına sahiptir. Çeşitli
yerlerde, kiymetli yazıları vardır.
Neyzen
Sâlim Bey (v.1884) Üsküdar Mevlevîhanesi'nin
neyzenbaşısıdır.
Neyzen
Yusuf Paşa(v.1884 ) Beşiktaş Mevlevîhanesi'nin
neyzenbaşısıdır. Hüseyin Fahreddin
Dede, Üsküdar Mevlevîhanesi neyzenbaşısı
Osman Dede ve Sultan Abdülaziz'in ney hocasıdır.Bu
padişah zamanında sarayda bulunmuştur.
Neyzen
Abdülhalîm Efendi (v.1896) Devrinin en iyi
ve hoca neyzenleri arasında yer alan üstadımız,
Hüseyin Fahreddin Dede, Neyzenbaşı Rauf
Yektâ Bey'in hocası Neyzenbaşı Cemal
Dede ve oğlu Rıza Efendi'ye ney öğretti.
Aynı zamanda tanbur da çalardı. Tanbûrî
İsak'dan gelen klâsik tanbur tavrı
Dr.Subhi Ezgi'ye geçti.
Neyzenbaşı
Abdî Dede (v.1908 ) Neyzenbaşı Esrâr
Dede'nin vefâtı üzerine Konya Mevlevîhanesi'ne
neyzenbaşı tayin edildi.
Neyzen
Aziz Dede (v.1905 ) : İstanbul, Doğancılar'da
1835 de doğan Aziz Dede, genç yaşında
Kahire Mevlevîhanesi'ne gitti. Burada,
Neyzenbaşı Nakşî Dede'den ney öğrendi.
Daha sonra Gelibolu Mevlevîhanesi'ne geldi.
Çilesini tamamlayarak İstanbul'a geldi, Üsküdar,
Galata mevlevîhaneleri neyzenbaşısı
oldu. Neyzen Sâlim Bey'den de istifâde
etti. Sâlim Bey, Aziz Dede 'nin ney üflemesini
çok takdîr etmiş ve neyini dinleyince;
-Sen benimle alay etmeğe mi geldin ? diye
şaşkınlık ve hayranlığını belirtmiştir.
Üsküdar Mevlevîhanesinin neyzenbaşısı
iken, Ataullah Efendi ve Hüseyin Fahreddin
Dede'nin isteği üzerine, Galata, Bahariye,
Kasımpaşa ve Yenikapı mevlevîhanelerinde
de neyzenbaşılık yapmıştır. Bu sıralarda,
Rauf Yektâ Bey, Ziya Santur ve Emin Yazıcı
kendisinden ney meşketmişlerdir.
Hüseyin
Fahreddin Dede (v.1911) 3.10.1854'te Beşiktaş
Mevlevîhanesi'nde doğdu. Bu dergahın şeyhi
Hasan Nazif Dede'nin oğludur. Babasının
vefatı üzerine şeyh olmuşsa da, sekiz yaşında
olduğundan kendisine Hacı Râşid Dede vekâlet
etmiştir. Şeyh Halim Efendi, Salih Dede,
Yusuf Paşa'dan ney öğrendi, bunun yanında
Beşiktaş Rüşdiyesini bitirdi. Arapça,
Farsça, Fransızca öğrendi. Dr.Subhi
Ezgi, onun neyzenliği ve ney tavrı hakkında
şunları söylüyor: "Neyi kadife gibi
üfler, kırık dökük değil, övülecek
nağmelerle yaptığı taksimlerini taklîd
etmek mümkün değildir." Rauf Yektâ
Bey, Fahreddin Dede'nin neyinin kudretinin
herkesçe bilindiğini, onun hazîn ve gayet
kıvrak nağmelerle kulağa, gönüle, câna
son derecede tesir eden ney sadâsı ve tavrına
sahip olduğunu söylemektedir. Rauf Yektâ
Bey, Nurullah Kılıç, İsmail Hakkı Bey,
Hüseyin Sadeddin Arel, Subhi Ezgi, mûsikî
ve ney sahasında yetiştirdiği öğrencilerdendir.
Acemaşîran Mevlevî Âyini, yeri
doldurulmaz güzellikte eserlerindendir.
Hakkı
Dede (v.1919 ) İstanbullu olan Hakkı Dede,
Yenikapı Neyzenbaşısı Cemal Dede'nin öğrencisidir.
Neyzenbaşı Aziz Dede'nin vefâtı üzerine
Galata ve Bahariye mevlevîhanelerine
neyzenbaşı oldu. Neyzen Emin Yazıcı
(Emin Dede)'ye ders vermiştir. Vefâtı üzerine,
Emin Yazıcı Galata Mevlevîhanesi'nin
neyzenbaşısı olmuştur.
geri
ileri |