|
NEY
HAKKINDA RİVAYET
Neyin var oluşu ile ilgili hikâye,
Feridüddin Attar'ın Mantıkü'l-Tayr
adlı eserinden şöyle
nakledilmektedir: (18.Yüzyılda Türk
Müziği, Charles Fonton , çeviren ve
yayınlayan: Cem Behar, İst., 1987,
sh. 80) " Neyin îcâdı, Şarkta
çok eskilere dayanır. Birçok güzel
eserin yazarı olan ve Attar lakabıyla
anılan Feridüddin, Mantıkü'l-tayr
adlı eserinde neyin kökenini, Hz.
Muhammed'in zamanına kadar götürür.
Feridüddin'e göre bir gün müslümanların
peygamberi olan Hz. Muhammed, damadı
Hz. Ali'ye bir sır açıklamış. Bir
kuyunun başındaki Hz. Ali, başını
kuyunun içine eğerek Hz. Muhammed'in
esrarlı sözlerini tekrarlamış.
Daha sonra, Allah, o kuyuda son derece
uzun bir kamış yaratmış. Oradan geçmekte
olan bir çoban da bu kamışın ucunu
keserek kendine bir kaval (ney) yapmış.
Bu çobanla günün birinde karşılaşan
Hz. Muhammed, Hz. Ali'ye açıklamış
olduğu sırların çobanın kamışından
çıktığını duymuş. Hz. Ali,
yaratılan mûcizeyi görünce de
Peygamber'e olan sevgi ve bağlılığına
şükretmiş. O zamandan beri müslümanlar
kamışlara büyük îtibar gösterirler.
Belki de neylerin, hâlâ Hz.
Muhammed'in kutsal sözlerini
tekrarladığı sanıyorlardır. Bunun
içindir ki ney, öncelikle dinsel,
mistik ve ahlâkî bir nitelik taşır.
Celâleddin'in Mesnevî'si baştan
sona bu konudadır. Dönerek ibâdet
eden dervişler, tarikatlarını doğrudan
ilgilendiren ve pirleri tarafından
yazılmış bu kitabı kutlu
sayarlar."
geri
|